Üç termik santral sekiz köyü yuttu, sırada 48 köy var

0
128

Nerede bir talan var, nerede bir şaibe dönüyor bu yandaş şirketleri kol kola görürsünüz. Muğla’daki doğa kırımında da karşımıza çıktılar.

Türkiye’de epeyden beri hatırı sayılır şekilde süregelen kömür madenlerine ve kömürlü termik santrallere karşı bir mücadele var. Kömür çıkarılmasından yakılmasına kadar geçen sürede ve sonrasında hem doğada, hem de insanda ve diğer canlılarda ölümcül etkiler gösteriyor.

 

Kömürün ekolojik, ekonomik ve toplumsal açılardan nelere mal olduğunu, doğa tahribatından maliyetinin giderek yükseliyor olmasına, iş cinayetlerinden sağlık etkilerine kadar pek çok olumsuzluğunu Türkiye farklı biçimlerde deneyimledi, deneyimlemeye de devam ediyor.

Çok yeni yapılan bir çalışma ile Türkiye’de ilk defa bir kentteki tüm kömürlü termik santraller bütüncül olarak değerlendirildi, doğa ve insan boyutuyla nelere mal olduğu ortaya kondu.

 

 

 

Muğla’daki üç kömürlü termik santralin (Yatağan, Kemerköy, Yeniköy) 40 yıldır çevreye, insanlara, hayatlara ne gibi etkiler yaptığını sayısal olarak gösteren “Kömürün Gerçek Bedeli: Muğla” son derece önemli veriler tespit etmiş.

Etkilere geçmeden önce bu üç termik santralin sahiplik yapısına kısaca göz atmakta fayda var.

Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri’nin sahibi YK Enerji. Ortaklar epey tanıdık. Şirketin yüzde 50′si 3. Havalimanı’nı inşa eden konsorsiyumda yer alan Limak Holding şirketlerinden Limak Enerji. Diğer yüzde 50′nin sahibi ise 3. Köprü’nün yüklenici ortağı IC Holding şirketlerinden IC İçtaş Enerji.

Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri ile linyit maden işletmesi 2014 yılında IC İçtaş Enerji ve Limak Enerji ortaklığı tarafından özelleştirme ihalesinden alındı.

Nerede bir talan var, nerede bir şaibe dönüyor bu yandaş şirketleri kol kola görürsünüz. Muğla’daki doğa kırımında da karşımıza çıktılar.

 

Yatağan Termik Santrali’nin sahibi ise Bereket Enerji. Bu şirkete kamuoyu diğerleri kadar aşina değil ama şu yazıda  Bereket Enerji’den bahsetmiştik.

Bereket Enerji, 2014 yılında Yatağan Termik Santrali’ni özelleştirmeden 1,4 milyar dolara aldı. Aynı şekilde Çatalağzı Termik Santrali de yine grup tarafından 2014′te özelleştirmeden devralındı.

Bereket Enerji Grubu’nun temmuz ayında 4 milyar dolarlık borcunun yeniden yapılandırılması için bankalarla görüştüğü, borçlarını azaltmak için varlık satışı planladığı açıklanmıştı.

Bu üç termik santralin etki analizini ortaya koyan rapor, CAN Europe (Avrupa İklim Ağı) tarafından Çevre Mühendisleri Odası ve MUÇEP (Muğla Çevre Platformu) ortaklığıyla hazırlandı.

  • Raporun temel bulgularına göre, bu üç santral 1983-2017 yılları arasında 45 bin erken ölüme sebep oldu. Buna ek olarak kalp-damar ve solunum yolu hastalıkları nedeniyle 46 bine yakın kişi tedavi gördü. Her bir santral 50 yaşını dolduruncaya kadar çalışmaya devam ederse, çevre yatırımları mevzuata göre yapılsa bile 5 bin 270 erken ölüm daha yaşanacak.
  • Şimdiye kadar maden ve santral sahasında bulunan sekiz köy yerinden edildi ya da yok oldu. Köyün tamamının taşınması ya da zeytinlik/tarım ve orman alanlarının istimlakı yoluyla 48 köy daha etkilenecek. Bu köyler maden ruhsat alanları içinde yer alıyor, şirketler ruhsatları aldıkça bu köylere doğru ilerliyor. Köylülere “sizi Gökçeada’ya taşıyacağız” gibi vaatlerde bulunuluyor, ancak genelde topraklarına üç kuruş para verilerek insanlar kaderlerine terk ediliyor.
  • Toplamda 28 bin 700′den fazla insan kömür madenlerinin işletmeye alınmasından doğrudan ya da dolaylı etkilenecek. Ya evini kaybedecek ya da köyünden tamamen taşınmak zorunda kalacak, zeytinliğini veya tarlalarını kaybedecek.
  • Yatağan’da 21 bin hektarın üstünde yani 33 bin futbol sahası büyüklüğünde kömür madeni (işletme ruhsatı) alanı var. Milas’ta 23 bin hektarın üstünde yani 36 bin futbol sahası büyüklüğünde kömür madeni (işletme ruhsatı) alanı var.
  • Santral maden ruhsat alanlarının geri kalanlarının da işletmeye alınması ile Milas’ta 11 bin 200 hektar (17 bin 500 futbol sahası büyüklüğünde) ve Yatağan’da 7 bin 250 hektar (11 bin 300 futbol sahası büyüklüğünde) orman alanı daha tahrip olacak. Bu da toplamda beş adet Bozcaada demek.
  • Bu üç santral toplamda her yıl doğaya 1100 kilogram cıva salıyor. 220 kilogram cıva Akdeniz’de deniz suyuna karışıyor, balıkların dokularında birikerek besin zincirine karışıyor. 150 kilogram cıva ormanların üstüne, 120 kilogram cıva ise tarım alanlarının üstüne çökerek toprakta ve bitkilerde birikiyor.

Bu kentte yaşayan kırsal nüfus giderek yok oluyor, köylerini terk etmek zorunda bırakılıyor. Emekliye ayrılma yaşına gelmişken kısa süre önce özelleştirilen bu üç santralin rehabilitasyona girmesi ve kapasitesinin artırılması, böylelikle yaşam sürelerinin uzatılması planlanıyor.

2019 için planlanan adımlar santrallerin ömrünü 25 yıl daha uzatabilir.

Milas ve Yatağan’da açık ocak kömür madeni işletme ruhsatı alanları 440 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor, henüz işletmeye alınmamış ruhsat alanları da işletmeye alınırsa bu 185 kilometrekarelik ormanlık alan daha yok olacak demek…

Muğla’da kömürün gerçek bedelini 40 yıldır doğa ve yurttaşlar ödüyor, verilere bakılırsa ödemeye de devam edecekler.

 

NOT:  Bu yazıda kullanılan fotoğrafların hepsi Servet Dilber’e ait.

 

 

 

 

Kaynak : www.artigercek.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here