Replika Korumacılık, Replika Kent Mücadeleciliği / Arif Atılgan

0
120

Doğu Karadeniz’de dere yatağına yapılan bina ile Orta Anadolu’da Peri Bacaları arasına yapılan binanın imar affına girmesini gündem yapıp, Çiftehavuzlar sahilindeki ada ile Moda Burnundaki yüzme havuzunu görmüyorsanız,

Haliç’teki ilk yanlış olan Silahtarağa Elektrik Fabrikasının üniversiteye dönüştürülmesine ses çıkarmayıp, sonradan Haliç’i kurtarmaya soyunuyorsanız,
Cevizli Tekel Fabrikasının üniversiteye dönüştürülmesine karşı çıkıyorken, gözden ırak olduğu için Üsküdar Atik Valide Külliyesinin dönüştürülmesini atladığınızdan mahcup olmuyorsanız,

“Restore” edilen Kadıköy İskelesinin yanlışlarını fark etmiyor, kara tarafındaki eklentilerinin hala kaldırılmamasına bir şey demiyorsanız,

  İskelenin Orijinal Hali

Kadıköy rıhtımının yeni halinde oturup selfi yapıyorken, ortadan yok edilen Tarihi Kayık İskelesini aklınıza getirmiyorsanız,
Yurt dışında çıkan Kadıköy ile ilgili haberleri olumlu gündeme getirirken, içeriğinin Kadıköy’ü eğlenilen bir alan olarak göstermesini atlıyorsanız,
Canlandırma Projesiyle Yeme-İçme Çarşısına dönüştürülen Kadıköy Tarihi Çarşısındaki yeme-içmecilerde otururken, Tarihi Çarşıda çarşı kalmadığını görmüyorsanız,
Kadıköy nostaljisi yaparken hep mahallelerindeki yaşamdan bahsedip, Kadıköy’de mahalle yaşamının yok olduğunu aklınıza getirmiyorsanız,
Altıyoldaki Boğa Heykelinin tarihi ve sanat değeri olduğunu düşünmeyip, insanlardan korunaklı hale getirilmesini veya buraya replikasının konulmasını istemiyorsanız,
Liman, tren, iskele, yolcu dörtlüsüyle ilişkisi kesilen Haydarpaşa Garının, nefesi kesilen canlı gibi olacağını aklınıza getirmiyorsanız,
Bağdat Caddesinin küçük AVM lerin çarşısı haline getirildiğini görmüyorsanız,
Bağdat Caddesinden önce Kadıköy’ün sosyetesi olan Bahariye Caddesinin yeme-içmeciler çarşısına dönmesi yüzünden sinemaların ortadan kalktığına kafa yormadan, Reks devam etsin diyorsanız,
Reks devam etsin derken içinde 6 küçük salon peydahlanarak, fuayedeki merdivenin altına büfe konulup merdivenin etkisi yok edilerek yani korunmayarak mimarı Maruf Önal’ın kemiklerinin sızlatıldığını görmüyorsanız,
Reks’i işletenlerin en büyük sıkıntısının, etraftaki yeme-içmecilerde alkol alıp sinemaya gelenlerin ışık söndüğünde ne yaptıklarını gözlemek olduğunu bilmiyorsanız,
Yeldeğirmeni’nde Canlandırma Projesinin mahalleyi yok ettiğini söyleyenlere ‘Kafe düşmanı’ demek kolaylığından sıyrılıp, 200 yıllık mahalle yapısının ortadan kalktığını görmüyorsanız,
Ayrılık Çeşmesinin “restorasyonunda” 400 yıllık namazgâh taşlarının toprağa gömüldüğünü fark etmiyorsanız,
Ladıkli Ahmed Ağa Çeşmesinin “restorasyonunda” namazgâhının köşede minik bir havuz gibi yapılmasını görmüyorsanız,
Kadıköy’ün en eski sinema binası, ‘korunması gereken tescilli tarihi eser’ Özen Sinemasının sinemalıktan çıkarılıp, başka amaçla yasa dışı kullanılmasından rahatsız olmuyorsanız,
Özen Sinemasının içindeki, kendinizin de tartışmalı bulduğunuz TAK çalışmasının adının binaya verilmesine itiraz edeceğinize aksine bu çalışmaya ödül verip, o isimle buradaki etkinlikleri duyurup bunları legalleştiriyorsanız,
Korunması gereken tescilli eser Özen Sinemasını korumadığınız gibi içine kendinizle birlikte öğrencileri sokarak yasa dışılığı yasallaştırıyorsanız,
Daha da ileri gidip Özen Sinemasının içine girip alay eder gibi Koruma Konferansları üstelik Yeldeğirmeni’ni hatta Özen Sinemasını koruma konferansları veriyorsanız,
Yıllardır kaçak kullanılan surlara laf etmezken, bir kişi drona silah çekince tarihi çevrenin korunmasını aklınıza getiriyorsanız,
Bursa’da tarihi kulenin tepesine PVC yapılmasının, Yeldeğirmeni’nde tarihi mahallenin duvarlarına mural resimleri yapılmasından farklı olmadığını görmüyorsanız,
Derelerin beton saksılar içinde akıtılmasına aldırmıyorsanız,
Fikirtepe Planları gündeme geldiğinde karşı çıkanları tehdit eden Fikirtepelilerin şimdi ‘Aldatıldık’ demelerine, ‘Önce özeleştiri yapın’ demiyorsanız,
Önce sitelerin, şimdi yüksek binaların kültürünün oluşturulduğunu, bu kültürün geleneksel mahallelerimize tepeden bakan hastalıklı bir kültür olduğunu fark etmiyorsanız,
Site ve yüksek binalarla yapılacak en etkili mücadelenin buralardan mülk satın almamak olduğunu bilmiyorsanız,
Ücretle girilen yani korunaklı alanlardaki kral mezarlarında dahi yazılar-resimler olmasına bir şey demiyorsanız,
Eskiden insanların denize girmek için İstanbul’a geldiğini, şimdi İstanbulluların denize girmek için başka yerlere gitmesini gündem yapmıyorsanız,
İstanbul’un kilometrelerce uzunluktaki kıyısının denize girilecek şekilde düzenlenmemesine, denize girmek isteyenlerin Adalara tıkıştırılmasına şaşırmıyorsanız…
Sonra da tarihi değerleri korumaya, çarpık planları önlenemeye çalışıyorsanız..
Kusura bakmayın..
Siz Korumacı veya Kent Mücadeleci değil, Replika Korumacı veya Replika Kent Mücadelecisiniz. Tarihi değerlerin korunması, çarpık planların önlenmesi için önce gerçek korumacı veya gerçek kent mücadeleci olunmalıdır. Gerçek olmayan hiçbir şey başarıya ulaşamaz.
Kent mücadelesi, kent mücadelecisinin ünlü olması amacı için araç değildir. Kent mücadelesi, kentin korunması amacı için araçtır. Koruma koruma için, kent mücadelesi kent için yapılır.
Kaynak : atilganblog.blogspot.com

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here